Yine maden, yine kaza, yine ölüm !

0
498

Akıllanmak nedir diye sorarsanız kısaca yapılan hatanın tekrar yapılmaması için önlemler almak demektir.

Mesela içi sıcak su dolu bir kabı bir yerden bir yere taşıyorsunuz. Çok dolu, hani silme tabiri yapıyoruz ya o kadar çok dolu. Yolda giderken ister istemez su üzerimize dökülürse bir tarafımız yanabilir. Malum bu sıcak su. Yanıkta pek iyi, güzel bir şey değildir.

Yanığın acısı aklımıza gelince bir sonraki taşıma işi için önlem alırız. Daha dikkatli oluruz. Ağzına kadar dolduramayız. Biraz sallanma payı bırakırız. Elimize eldiven takarız. Ne bileyim en ebleh insan bile bir daha yanmamak için bir şeyler yapar herhalde.

Bütün bunlar yine de çare olmuyorsa büyük bir dehaya gerek yok, taşıma kabını kapaklı bir tanesi ile değiştiririz. Nihayetinde elimiz sıcaktan rahatsız oluyor ise eldiven takarız, taşıma kabının sapının şartlara daha uygun olanı ile değiştiririz.

Bu bildiğimiz normal ve sıradan insanların yapacağı şeydir bu. Peki, anormal insan ne yapar?

Basit.

Üzerini yaksa da, elini yaksa da, suyu dökse de aynı şekilde hiçbir önlem almadan taşımaya devam eder. Üzerini yakınca da buna fıtrat der.

Aynen Soma ve Ermenek ilçelerinde yaşanan ve tüm Türkiye‘yi yakan acılar gibi. Ama ders aldık mı? Henüz bir kaza daha Zonguldak‘ta oldu, demek ki ders almıyoruz.

Ben açıkça merak ediyorum. Bu patlamalar, yangınlar, su baskınları neden daha çok bizim ülkemizi seviyor.

Basit.

Hatalarımızdan, yanlışlarımızdan ders almıyoruz. Aslında almak işimize gelmiyor ve suçu başka tarafa atıyoruz.

Hatırlatalım. Türkiye Kömür İşletmesi iflasın eşiğinde. Nedeni devlete verdiği kömürlerin parasını henüz hazineden alamamış. Bu mali açığı toparlamak yani bu sıkıntılı durumu ötelemek için bankalardan kredi almış.

Yani nihayetinde, sosyal yardım fonlarından vatandaşa bedava kömür dağıtmak için, Soma’da, Ermenek’te, Zonguldak’ta insanlar öldü. Sobalarda kömür değil, bir taraftan kömür karası olmuş kalplerimizi ve en önemlisi toprağın altında kömür gibi kararmış madencilerin bedenlerini yaktık, üstelik bedavaya…

Kara ölüm derler madenciler, sırada neresi var derseniz bilmiyorum. Bildiğim bir şey var ki o da ne yazık ki kara ölüm kalbimize çoktan uğramış, vicdanlarımız çoktan kararmış.