Kaçanın anası ağlamaz ama babası ağlayabilir!

0
552

Kavgalardan uzak durmak lazım. Adamın başına olmayacak şeyler gelebilir. Zoru gördün mü hele kavga anında kaçacaksın, çünkü kaçanın anası ağlamaz.

Zaten derler ya “ağlarsa da analar ağlar gerisi yalan ağlar” bu sözleri zamanında büyüklerimiz boşuna söylememiş. İçlerinde az çok uymayın bu sözlere diyebileceklerim var ama çoğu doğru söylenmiş sözler bunlar.

***

Askerlik yapanlar iyi bilir, nefes açmak için yürüyüş kararı saydırırlar. Mesela, “Her Türk asker doğar” diye bağırırsın yürüyüş temposuna göre. Aslında zevklidir, zordur ama hayatı, sabretmeyi, özlemeyi öğretir sana orası sadece savaşmayı değil. Yokluğu, paylaşmayı öğrenirsin. Yalnız kalınca hatıralarla sevişmeyi bile öğrenirsin.

Namus borcudur, vatan borcudur askerlik. Kız vermezler askerliğini yapmayana. Bazen adam yerine koymazlar. Ne kadar zor koşullarda yaptıysan, o kadar çok forsun, havan olur arkadaşların arasında. Sana ayrı bir gözle bakarlar. Kimi zaman kıskanırlar, kimi zaman kendi durumlarına şükrederler.

Parayla, pulla ölçülmez askerlik Anadolu’da, en azından ölçülmezdi…

***

Bedelli askerlik vardır birde. Basarsın parayı, kısa sürede yapar gelirsin. Kışlada, parmakla gösterip “bu bedelli” dedikleri zaman, biraz utanırsın. Belki de utanıyor gibi yaparsın. İyice göze batmamak için.

Aynen hayat kadınları gibi. Başkası bakınca suratına damgalayan gözlerle, başını eğersin o an. Para için bedenini satmış “kötü” bir kadın olduğun hatırlatılır. Birinde para alırsın, namusunu satarsın, birinde para verir namusunu alırsın…

Ve, sormak lazım aynı şey değil midir? İkisi de, aynı kapıya çıkmaz mı?

Yani vatan görevi namus görevidir diye topluma lanse edilip bir takım insanları para ile bu namus görevlerini yaptı kabul edilmesi ne kadar ahlaklıdır bunun değerlendirilmesini herkes yapmalı.

Eğer bu etik görülüyorsa o zaman “her Türk asker doğar” yerine de, askerde “her fakir asker doğar” diye bağırılması gerekmez mi?

Hatta, “kaçanın anası ağlamaz” lafının üzerine, 18 bin TL‘yi ödeyecek olan babanın ağlamasının muhtemel olabileceği hesaba katılarak o söze “babası ağlayabilir” cümlesi de eklenmeli.

Buradan bedelli askerlik konusuna tamamen karşı olduğumu söylemem yalan olur. Elbette farklı sistemler getir bu imkânı yani bedelli konusunu bir şekilde düzenleyip sadece zengin ailelerin faydalanabileceği bir durumdan çıkartılır, cepleri gönülleri kadar zengin olmayanlara da yaşama fırsatı verilirse, bu oturulup tartışılabilir bir konu olur. Olmalı da.

En azından askerlik süresi, kamu veya başka bir işte zorunlu çalışmaya dönüştürülüp, kişinin oradan elde edeceği gelirin bir kısmı, büyük bir kısmı askerlik müessesine kaydırılıp askerlik tamamen profesyonel meslek haline getirilebilir.